Pet zoo fuarında aplikasyondan haberim oldu, hemen indirip inceledim harika💫 Pet otellerin yanısıra pet friendly birlikte konaklayabilecegimiz otellerin de eklenmesi harika olur🙏🏻🩷
— Deniz1360
Pet zoo fuarında aplikasyondan haberim oldu, hemen indirip inceledim harika💫 Pet otellerin yanısıra pet friendly birlikte konaklayabilecegimiz otellerin de eklenmesi harika olur🙏🏻🩷
— Deniz1360
Merhaba, Köpeğimin kaydını oluşturmak istedim fakat listede Pug cinsi yer almıyor. Cins seçenekleri arasında bulunmadığı için farklı bir tür seçmek istemedim ve bu yüzden kaydı tamamlayamadan uygulamayı sildim. Bence bu tarz durumlar için kullanıcıların kendi köpeğinin cinsini manuel olarak yazabileceği bir seçenek eklenmeli. Bu konudaki geri bildirimi dikkate alırsanız çok sevinirim. 🌸
— Aserklcxdklnchnövfgl
Nino'yu teslim ederken bana en uygun oteli kolayca bulabileceğim harika bir sistem. Arayüz çok rahat ve kedi babası olarak her seferinde en uygun oteli kolayca bulabilmemi sağladılar. Çok memnun kaldım.
— Myesnt
Harika hizmet, harika insanlar. Çok memnun kaldım.
— akdenizsemih
Benden daha iyi tatil yapan kedime selamlar olsun. Uygulama işini hakkıyla yapıyor.
— runboisan
Yıllardır köpeğimle seyahat zorluğu çekiyordum sonunda birileri bu işe çözüm getirdi bizleri düşündüğünüz için sonsuz teşekkürler Pawbooking ailesi
— Sercova
Çok kullanışlı bir uygulama, harika olmuş !!
— PembeGozluk2703
Harika düşünülmüş bir app oteller de iyi oteller. elinize sağlık kızım Arya ile buradayız ♥️🐾
— gizemturker
Kedim patates için pet hoteli bulmak istiyordum gidip sıra sıra her pet hotelini inceleyecek vaktim yoktu bu uygulama bana zaman kazandırdı teşekkür ederim
— larweny
Atatürk'ün ilk evcil hayvanı Alp adlı köpekti. Birinci Dünya Savaşı'ndan Çankaya Köşkü'ne uzanan bu dokunaklı dostluk hikâyesini, Alber ve Foks ile birlikte tüm detaylarıyla keşfedin.

Yazar
"Atatürk'ün ilk evcil hayvanı hangisi?" sorusu, yıllardır hem sınavlarda hem meraklı zihinlerde dolaşmaktadır. Cevap; Alp adlı köpektir. Ama bu hikâye yalnızca bir isimden ibaret değildir. Savaş cephelerinden cumhurbaşkanlığı köşküne, çamur içindeki siperlere ve zarif sofra sohbetlerine kadar uzanan bu dostluk, büyük bir liderin insani yüzünü tüm sıcaklığıyla gözler önüne serer.
Mustafa Kemal Atatürk, çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik'ten başlayarak yaşamı boyunca hayvan sevgisini hiç bırakmadı. Küçük yaşlarda sokak hayvanlarına yiyecek ve su götüren bu çocuk, ilerleyen yıllarda komuta ettiği ordunun içinde bile yanından evcil hayvanını eksik etmedi. Atlar, kediler, kuşlar ve her türlü köpek; onun hayatının ayrılmaz parçaları oldu.
Atatürk'ün çevresindekiler, onun hayvanlara sadece bir "evcil dost" gözüyle bakmadığını aktarır. O, hayvanların da duygular ve değerler taşıdığına içtenlikle inanırdı. Başıboş kedi ve köpeklerin sahiplendirilmesi için Hayvanseverler Derneği'ni bizzat destekledi; hayvan haklarının korunmasını dini ve ahlaki bir zorunluluk olarak gördü.
Atatürk'e atfedilen şu söz, bu anlayışı net biçimde özetler: "Bir milletin medeniyet seviyesi, hayvanlara olan davranışından anlaşılır."
Atatürk'ün hayatında üç köpek özellikle öne çıkar. Her biri farklı bir dönemin, farklı bir ruh halinin ve farklı bir tarihin tanığıdır.
Alp — İlk ve Sadık Nöbetçi (Birinci Dünya Savaşı)
Atatürk'ün hayatına giren ilk köpek Alp'tir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Mustafa Kemal Doğu Cephesi'nde görev yaparken Alp onun yatak odasının kapısında nöbet tutardı. Atatürk'ün izni olmadan kimseyi içeri almayan, adeta bir muhafız gibi davranan bu köpek, o yıllarda komutanın en güvenilir arkadaşıydı. Alp'in tam olarak ne zaman ve nasıl hayatını kaybettiği bilinmemekle birlikte, Nablus yolculuğu ya da Megiddo Muharebesi sırasında Atatürk'ün yanından ayrıldığı tahmin edilmektedir. Alp'in kaybı Mustafa Kemal'i derinden sarstı.
Alber — Savaşın Ortasından Gelen Dost (Kurtuluş Savaşı)
Kurtuluş Savaşı'nın kargaşası içinde, esir düşen bir Yunan generalle birlikte Atatürk'ün yanına gelen köpek Alber'dir. Beyaz-sarı renkli bir av köpeği olan Alber, o zorlu günlerde Mustafa Kemal'e büyük bir huzur verdi. Atatürk ona çok bağlandı; Alber'in ölümü onu derin bir üzüntüye sürükledi.
Foks — Cumhuriyet'in En Ünlü Köpeği
Atatürk'ün hayatındaki en ünlü köpek ise Foks'tur. Yalova'da sabah gezintisinde, seyyar fotoğrafçı Hasan Efendi'nin sehpasının altında yatan bu yavru köpeği Atatürk bir an için fark etti ve hemen sahiplendi. Sıradan bir sokak köpeği olan Foks, kısa sürede Çankaya Köşkü'nün en seçkin sakini hâline geldi. İngilizce "tilki" anlamına gelen bu isim, muhtemelen köpeğin keskin zekasından ve kurnazlığından kaynaklanmaktadır.
Foks, Atatürk'ün yatak odasında, karyolasının ayakucuna özel olarak diktirilen bir minderde uyurdu. Atatürk sabaha karşı yatağa girinceye dek Foks da uyumazdı; sahibi uyuduktan sonra o da mindere kıvrılırdı. Resmi toplantılarda, önemli görüşmelerde, hatta Kastamonu'daki şapka nutku gibi tarihi anlarda bile Foks hep yanı başındaydı.
Atatürk'ün uşağı Cemal Granda'nın aktardığı anılarda Foks'la ilgili pek çok eğlenceli sahne yer alır. Atatürk, köpeğin ne yiyip içtiğini yakından takip eder; bu konularda soruşturmacı bir titizlik gösterirdi. Florya'dan Sirkeci'ye trenle yolculuk yaparken Foks için furgon bileti alan Atatürk, köpeği birinci sınıf vagonuna almıştı.
Foks'un sonu, acı bir şekilde geldi. Köşke gelen yeni bir köpeği kıskanan Foks, bir gün onu kaldırmaya çalışan Atatürk'ün elini ısırdı. Atatürk bu duruma hiç sinirlenmedeydi; eli pansuman edilirken "Fenalık yapmak için ısırmadı" dedi. Ne var ki çevresindekiler bu olayı bahane ederek köpeğin uzaklaştırılması için baskı uyguladı ve Foks hayatını kaybetti. Bu sürecin Atatürk'ün bilgisi dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediği tarihçiler arasında hâlâ tartışma konusudur.
Ankara Orman Çiftliği'nin veterinerleri Atatürk'ü sevindirme niyetiyle Foks'un cesedini doldurup vitrine yerleştirdi. Atatürk bunu görünce uzun uzun baktı, dayanamadı ve "Gömün lütfen" diye emretti. Gazi'nin bu emrine uymayan Necdet Pençe sayesinde Foks'un bedeni saklandı ve yıllar sonra Anıtkabir'e taşındı. Bugün Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'nde sergilenmeye devam ediyor.
Atatürk'ün evcil hayvanlarıyla kurduğu derin bağ, onu sıradan bir lider olmaktan çok daha fazlası yapan insani yanının en saf yansımalarından biridir. Savaş meydanlarında Alp'in sadakatiyle, kurtuluşun çılgın rüzgarında Alber'in tesellisiyle ve cumhuriyetin inşasında Foks'un sessiz eşliğiyle yürüdü.
"Atatürk'ün ilk evcil hayvanı nedir?" sorusunun cevabı belki bir sınav sorusu gibi görünse de bu bilgi, aslında büyük bir liderin içindeki sevgi kaynağının küçük ama parlak bir penceresini açıyor. Ve o pencereden bakıldığında, devrimleri gerçekleştiren o güçlü ellerin aynı zamanda bir köpeğe ekmek uzattığını, gözlerinin bazen de dört ayaklı bir dost için ağladığını görmek mümkün.